YOK SÖZÜMÜZ
Ne olduğunu aramayan dertsizlere, yok sözümüz
Aşk ateşi dokunmamış kalpsizlere, yok sözümüz
Hitabımız hak yolunu sorup duran garibedir
Bakıp yalnız kendin gören gözsüzlere yok sözümüz
Ey talip! Sen, ömrün boyu bal bal diye hep zikretsen
Bir kez dile çalmayınca, balın tadı alınır mı?
Erişip hazik hekime ilacını sormaz isen
Gece, gündüz ağlamakta yaraların sarılır mı?
Sade taat, zikir ile bulmak muhal müsemmayı
Masivadan geçmeyince hiç vuslata varılır mı?
Boşuna arama yeri, yedi katlı şu semayı
Deymeyince kâmil eli Kızıldeniz yarılır mı?
Kervan geçip gitmemişken, fırsat elden çıkmamışken
Katılmayıp hak kervana, çölde susuz kalınır mı?
Ziyan etme gel ömrümü, ecel gelip çatmamışken
Dünyada âmâ olan göz, hiç ahrette açılır mı?
Maksuda ulaşmak için, gerçek erden rehber gerek
Himmet ehli bulur onu! Bu nimetten kaçılır mı?
Âdem ile sohbet, hizmet hak yolunda temel direk
Ehil olmayan kişiye, mücevherler saçılır mı?
Âkil olan anlar sözü, hak dostuna döner yüzü
Âdem’e el veren kişi, yolunu hiç şaşırır mı?
T.Sonuç 1985